Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Depression II: Maslow'un İhtiyaçlar Teorisi...

Geçen sene beğenilen bir yazı yazmıştım: Depression... Çok beğenilince ikincisi zorla çekilen filimler gibi bir yazı yazmak isteyip, bu yazı üzerinden parsayı toplayacağımı hayal edip, orgazm olabilmek istermiyim? Beni tanıyanlar hayır diyecektir. Yapamam. Nedeni de çok basit; bunu yapcak imkanım yok. Ayrıca para hiç de olaylara yaklaşımımda etkili bir faktör değildir. Ama gelin görün ki oturttular arkideş. Benim gibi bir adamı para kazanmayı ön plana çeker hale sokturlar. Nasıl mı oldu? Anlatayım...


Ama burada Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine* bir dikiz atıp dönerseniz benim işimi kolaylaştırırsınız. Bakın buraya linkini bilem verdim. Üşendiğinizi bilmekteyim lakin araştırmacı yazarlıktansa araştırtıcı yazarlık olayını ortaya atmaya çabaladığımı belitmek isterim. Zaten okumayacaksanız ve de bu herifçioğlunun söylediklerini bilmiyorsanız bu yazıyı daha fazla okumaya çalışmayın. Kısacası; "Okuyun ulan, Torlak Qemâl'in adıyla okuyun!.."

Şehitlik Üzerine

Şehit* kelimesi bir ideolojinin dogmatik bir yapı olup olmadığını tespitte turnusol kağıdı görevi görmektedir. Yani bir fikir hareketinin şehitlik kavramına sarılışı ile dogamtikleşmesi arasında bir korelasyon olduğunu söyleyebiliriz. Dünyevi bir hareketin bu eğilimi, onun bilime ve özeleştiri-eleştiri mekanizmasına yabancılaşmasının da bir ölçüsü olur.

Şehitlik kavramının altında ise bir acı ve şiddet pornografisi ve sado-mazoşist bir ruh hali mevcuttur. Dolayısıyla bu ruh halini en iyi yansıtanların Muharrem ayı ritüelinde kendilerini zincirleyen caferiler olduğunu söyleyebiliriz. Bu pornografinin ürünleri olan insanlar, bu acı zincirinin bir halkası olmak için can atmaya başlıyorlar. Bu kişisel varoluşunu çevresi üzerinden tanımlayan sosyologların cemaat dediği toplumlarda oluyor.