Ana içeriğe atla

Murat Belge'nin Belgeselliği: Sol İçin İbret-i Alem "Entellektüel" Belgeseli

Geçen hafta Radikal'de bir röportaj yayınlandı. Pek entel zat olan Belge, Murat entelektüel duyarlılığı ile bu hükümetten beklentisi olmadığını söyledi. Pek önemli laflar etmişti kendi entelektüelliğinden. Zaten solun tarihini ve tüm külliyatını o bildiğinden komünistliğini rahatça ilan ederken AKP kuyrukçuluğunun devrimcilik ve ilericilik olduğu fetvasını da verdi.

Ama bu komünist ve liberal eklektizminin doruklarında, televizyondaki münazaralarında o bol sigaradan iyice bitmiş bir de üzerine artık usanmış bir "entelektüel" ve Gündüz Vassaf'tan daha geriden yorumlarıya komünistliğini de ilerletiyor. Ceketini sırtına atmış pozları, yorgun ve bitkin tavırlarıyla tam bir "post-modern bıkkın aydın" imajı ile alttan alta kültür-endüstrisine katkıyı da unutmuyor.

Asıl belgeliğini ve belgeselliğini ise seçimden önce "bir adam ölmüş" şeklindeki incileriyle yorumladığı Hopa'daki imam'ın ordusu'nun terörünü büyük bir Ergenekon komplosunu önleme operasyonu addedip bir de sonradan Metin Lokumcu'yu zavallı bir ergenekon oyuncağı olarak gördüğünü beyan ettiğinde komünizm bayrağını mükemmel bir biçimde taşıdığını gösterdiğini iddia ettiğinde tamamladı. Artık kalıbını aldığını belli etti. Hatta kalıp dar geldi yenisini istedi.


Neden Kuzu Burhan'a yumurta atılmış da Süheyl Batum'a atılmamış yumurtalar retorik sorusuna verdiği dahiyane cevapla entelektüelliğini öyle bir kanıtlıyor ki geldiği geleneğin "Birikim'i" artık o kadar birikmiştir ki bir HES reddiyesi de bu geleneğe gelmedikçe işkembe-i kübra'nın üreticiliği ile solcu olunacağını sanan bu belgesellik ve dönmenin dinamiğini anlama da sola kavratacak ibretlikler olarak "sağ - sağ - sağ sağ sağ" diyerek paletli iş makinesi gibi sola döneceklerini sanıyorlarsa arazi kavrayışlarında entelektüel sorunlar olduğu açıktır.

AKP aydını ilan edilen İdris Küçükömer takipçisi bu zevat artık gericileşmenin dayanılmaz ağırlığı altında ezildikçe pisliklerini etrafa da bulaştırarak yüklerini hafifletmek çabasındadırlar. Sol!a akıl verebileceğini sana bu safdil burjuva özentileri Birikim'leri ile yetmez ama evet formülasyonu üreten IQ seviyeleriyle entelektüel olduklarını ilan ettikçe insan kendini kaybediyor böyle savurgan yazılar yazıyor. Ancak yazmadan edemiyor. Kusurumuza  bakmayın...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mate'li Ubuntu 14.04.1: Aslı Varken Taklidine Kim Bakar?

Malumu olanlar bilir, Ubuntu 14.04 sürümünden beri Linux Mint ekibinin geliştirdiği Gnome 2 çatallaması Mate masaüstü ortamını da portföyüne ekledi.

Hafif ve eskiden beri Gnome kullanan gavurcası "geek user" diye tabir edilen kitleye hitap eden bu nostaljik masaüstü, Gnome 3 ile gelen Ubuntu'nun  Unity ve Gnome Shell arayüzlerine ısınamayan bu kitleye ilaç gibi gelmişti. Birlikte doğan kardeşi Cinnamon ise bir Gnome Shell çatallaması olarak doğdu fakat sonradan büyük ilgi görünce Linux Mint ekibi işi büyütüp ayrı bir masaüstü ortamına dönüştürdü Cinnamon'u.

Delik Dünya Problemi

Şimdi bazı hayal dünyasında yaşayan zevat diyor ki: Dünyayı matkapla tenis topunu deler gibi bir noktadan delip tam karşı noktadan çıksak sonra da bu kuyuya atlasak başımıza ne iş gelir? Gelin gundiler açıklıyoruz. Öncelikle dünya yüzeyi uzaktan düz gibi dursa da bildiğiniz üzere Everest ile Mariana çukurunun rakım farkı 17000 km. Öyle çok düz bir yer değil ama biz farzedelim ki teknolojimiz imkan verdi ve deniz seviyesinde ve denizden yeteri kadar uzaktaki bir kara parçasından delmeye başlayıp yine deniz seviyesinde ve denizden yeteri kadar uzakta bir noktadan çıktık. Önce başımıza gelecek şey çukurun atmosferi yutacak olması. Ayrıca magmadan çıkan gazlarla dünya yaşanmaz falan olur ama gelin biz yine iyimser olalım ve atmosfer yerinde dursun hiç o deliğe kaçmasın; çekirdek, magma falan çok sıcak olmasın yani şöyle anlatayım ben siz gevşek ruhlulara: haziran ayında İzmir'de sahilde hafif meltem eserkenki sıcaklıkta olsa bizim deliğin içi. İki şeyden yırttık: hava sürtünmesi ve ma…

MacOS ile Dört Ay

Mac’e geçişimin üzerinden dört ay geçmiş ve ben fark ettim ki bundan hiç bahsetmedim. Ben de bu işi dört ay sonra yapayım dedim. Bu yazacaklarım profesyonel bir karşılaştırma yazısından daha çok gündelik kullanımlarda hayatımda nelerin değiştiğini tespit etmekten başka bir şey değil. Böylece son-kullanıcı tartışmalarına da bir yönüyle katkıda bulunmak istedim.