Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İlerici Bir Aktivite Olarak Yürümek veya Bir Gericilik Olarak Bitkileşme (Diyalektiğin Zaferi Olarak Anti-Modernist Komformizm-Hedonizm)

Hayvanları bitkilerden ayıran en önemli özelliği kas-iskelet sistemi ve bunun sinir sistemi ile yönetilmesidir. Dolayısıyla bitkiler gibi dolaylı bir hareket değil de doğrudan hareket yeteneğine sahiptirler. Ve omurgalı ya da omurgasız olsun birkaç istisna dışında karada yaşayıp da ayakları olmayan canlı yok gibidir. Demek ki karada yaşayan hayvanlar için yürümek elzem bir eylem.

Ama şöyle bir sorunumuz var. İnsanlar yollarda yürüyemiyor. Önünüzde yürüyen insanların adımlarını atmak için bu kadar yavaş kas aktivitesi yürütmeleri sadece yorgunluktan olmasa gerek. Bunun nedeni yolların çakır çukur olması, zeminin kayganlığı da olamaz. Yoksa metro istasyonlarının elverişli zeminlerinde yürüyemeyen ya da bir anda stop eden insanları anlayamayız yine. Ve yine bu insanlardan bazılarının sağdan yürümeyi alışkanlık edinememelerini de. Yürüyen merdiven de solda durmanın bir saygısızlık olduğunu anlamamalarını da.

Umumi Kenef ve Medeniyet

Daha önceki yazımızda ilm-i tarihin yardımı ile kılsızlık ve medeniyet arasındaki ilişkiyi göstermiş olduk.Bu yazımız da ise medeniyetin bir diğer önemli etmeni olan umumi abdesthane kullanım şeklini inceleyeceğiz.

Efenim medeniyet bir yerden kılsızlık ile kendini belli ederken diğer yandan ise umumi kenef kullanımındaki modernite cihetinde bir terakki gösterir. Yani umumi abdesthaneyi kullanabilen uluslar uygarlık katarında en sağlam kompartımanı kapmış demektirler.

İnsanllığın Kılla İmtihanı - 1

"Bu yazı 23.06.2010 tarihinde girilmiş sözlük entrysinin düzenlenerek aktarılmış haldir. Mevzu bahis entrynin linki burdadır.

Efenim insan her ne kadar Homo Erectus-Neanderthal ikilisinden Homo Sapiens'e evrimleştiği iddia edilse de anlaşılan odur ki evrim geçirmiş olsa dahi evrimini tamamlamadığı içindir ki bazı problemlere sahiptir. Bunlardan en önemlisi kıllarımız.

Efenim bluğ çağına ermiş her kişide olan ancak er kişilerde daha yoğun ve sert görülen bu oluşumla mücadeleye insanlık 3000 yıldır başlamıştır. Daha önceleri cahiliye döneminde olan beşeriyet henüz makasla, jiletle, usuturayla hasbihale başlamadığından kıllar koy götüne rahvan gitsin misali salınmıştır. Ancak Akdeniz toplumlarından olan sıcaktan terlemekten usanan Yunanlar bu işi başlatmış ve kıldan arınma seferberliğine girmişlerdir. Ayrıca tanrı tasfirlerinin bir kısmında sakalı dahi olmayan herifler olması kılsızlığa verdikleri önemin göstergesidir. Evet güzel insanlar, uygarlık kılsızlıkla başlar.

İrrasyonelleşenlerin İrrasyonelleştirmesi ya da Es Geçilen Tembellik Hakkı

Tatillerin çokluğundan bahseder kapitalistler. Türkiye'de tatillerin çok olduğundan. Kendi açılarından haklıdırlar onlar. Her tatil onların fazla üretim çılgınlığının sekteye uğramasıdır. Artık tatilleri de çok sallamadıkları ortada. Güvencesiz çalıştırdıkları isnanları günde 12 saat çalışmaya zorladıkları gibi tatilsiz bırakmaya da başladılar. "Emeğin Yeniden Üretilmesi" yasası diyordu Marx kştaplarında. O fazla rasyonalite atfettiği kapitalizmin sınırlara dayandığında bu kadar irrasyonelleşeceğini hesaplayamadı.

Ama hesaplayamadığı daha büyük birşey vardı. İrrasyonelleşen kapitalizmin prolaterleri daha da irrasyonelleştirdiğini. İrrasyonel çalışanlar sessiz kalıyorlardı bu irrasyonel kapitalizme. Neden tembellik haklarını talep edemiyorlardı?