Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Oblomovisation

Evet canlar. Yeni olmayan ama az bilinen bir kavramla karşınızdayım yine. Oblomovisation...

Şimdi geçen ki yazımdan anlayacağınız üzere evde yapılacak tüm işleri tüketmiş (İçi fesat olanlar için söylüyorum; düzenli o'sbirimi aksatmıyorum.) biri olduğumdan evde artık tek iş olarak yatmak elinde kalan bir adama dönüşmem an meselesi.

Bilmeyenler için söyleyeyim üstad Gonçarov'un romanına adını da veren karakter Oblomov da tüm gün "ense mode: on" şeklinde olduğundan ve bunu artık yaşam biçimi haline getirdiğinden kelli bu kavram kullanılıyor. Ancak işin bir vahim yanı daha var ki bu amcamız yapması gereken işleri hep yarına atıyor ve hiç bir iş yapmadığı halde yoruluyor ya da öyle hissediyor. Efendim o kadar vahim bir durumda ki bir ara düzelir gibi olmuşsa da düzelmesine sebep olan sevgilisini bile kaçırtıyor elinden bu miskinlikle. Karı elden giderken bir de suçu karıya atmıyor mu kitapları fırlatası geliyor okurun. O kadar uyuz bir adam yani.